Kurum içi kararlar alınırken çoğu zaman sezgiler, gözlemler ya da bireysel deneyimler devreye girer. Ancak değişen iş dünyasında “hissetmek” yerine ölçmek, “tahmin etmek” yerine kanıta dayanmak başarıyı sürdürülebilir kılar.
İşte bu nedenle, veriye dayalı içgörüler artık şirketlerin büyüme stratejilerinin temel taşı haline gelmiştir.
Veri Varsa Karar Daha Net
İyi kurgulanmış bir anketten elde edilen veriler, sadece sayılar değil; kurumun nabzını tutan, gelişim alanlarını gösteren işaretlerdir. Özellikle çalışan deneyimi, memnuniyeti, bağlılığı, ekip içi iletişim gibi konular; sezgiyle değil somut verilere dayalı analizlerle yönetildiğinde gerçek sonuçlar verir.
Ancak ham veriler tek başına yeterli değildir. Önemli olan, o verilerden içgörü üretebilmektir.
bi’fikir ile Ham Veriden Anlamlı Sonuçlara
bi’fikir, kurumlara sadece anket sunmaz; aynı zamanda bu anketlerin sonuçlarını işlenmiş, görselleştirilmiş ve anlamlı hale getirilmiş içgörülerle birlikte sunar.
Platformumuz size:
Katılım oranlarını,
Duygu analizlerini,
Konu bazlı dağılımları,
Eğilimleri ve dikkat çeken noktaları gösteren sade ama güçlü raporlar sunar.
İçgörü Ne Kazandırır?
Çalışan bağlılığına dair net tespitler
Sorunların yayılmadan önce fark edilmesi
İyileştirme alanlarının önceliklendirilmesi
Kararların duygudan çok veriye dayanması
Veri toplamak bir adımdır.
Ama bu veriden anlam üretmek, o anlamla hareket etmek ve gelişimi sürekli hale getirmek bir dönüşümdür.
Veriye dayalı içgörü, sadece bugünü değil, yarını da daha güçlü inşa etmenin anahtarıdır.